9 Aralık 2011 Cuma

FAYRAP KASIM 2011

Fayrap 45, Kasım 2011

> başyazı 1 tamam yahut devam | hakan arslanbenzer

> şiirhikaye 2 bir şiir yazılsın | belya düz 4 kolpa payı (şiir) | ömer yalçınova 7 teni kıpkırmızı bir intikam (şiir) | ömer faruk yasin 8 iki kır şiiri (kırkında kır gezmesi, kır hallacı) | bünyamin k. 10 çırpınma (şiir) | seyhan arslan 12 gavur ekmeği gavur kılıcı (şiir) | ayşenur alper 14 debreliyle mütalaa (şiir) | cahit yıldız 15 akrep (hikaye) | cihan aktaş

> birhikayeden 21 güvenli ve hiç konformist değil (füruzan, sokaklarından gemilerin geçtiği kent) | cihan aktaş

> fayrapkitap 24 avangard yayınları kurucusu hakan arslanbenzer: “kibre karşı kibir, işte şiarımız” | söyleşen: ömer yalçınova 28 ergen romanları yedeğinde çavdar tarlasında çocuklar (salinger) | ömer yalçınova 31 faulkner’ın kılıcı ya da tanrı’nın gazabı: popeye | remzi şimşek 33 tabanlarım tabanım yaban ruhum yabanım: şerif mardin halkı tanıyor mu? | fatih çalmaz

> popülistkültür 38 müslümanlar, kapitalizm ve bir imkan olarak “yobazlığa” övgü | öner buçukcu 40 tepkisiz bir toplum mu olduk? | orkun elmacıgil 42 benlik: popülizmin en büyük düşmanı | murat küçükçifci 44 bir “geç yeşilçam dönemi” yönetmeni olarak yeşim ustaoğlu | öner buçukcu

AY VAKTİ ARALIK 2011

YIL 12. SAYI 135 / ARALIK 2011

Üşüyen Şehir Bir Kaç Dakika Uyuyan Şair, diyerek açılıyor 135. sayısında Ay Vakti Dergisi ve ışığıyla dimağımızı ve ufkumuzu aydınlatmaya devam ediyor. Tüm Ay Vakti okurlarına Aralık ayının soğuk günlerinde sımsıcak okumalar diliyoruz.


DENEME
Van: Yaşama ve Ölüme Bir Dakika Kala / Berivan Pervin AYBEK 40

ŞİİR
Hazret-i Pîrin Divânında / Mehmet Ragıp KARCI 26
Yarın Kuşlanmak / Alâaddin SOYKAN 27
Çerçi ve Peri / Yavuz ERTÜRK 28
Acıyor Sözlüğüm / Necip Fazıl AKKOÇ 28
Akrebin İğnesi Gibi / Mehmed BAŞ 29
Kör Testere / Şeref AKBABA 34
Gurbet Elde Hasret / Müjdat ER 45

ÖYKÜ
Cezada Elif Cümlesi / Naz FERNİBA 18
Aşk Sevdiğine Hırka Dokumaktır / Nurşah KARACA 20
Yüzleşme / Zeynep Sati YALÇIN 23
Siyah Çanta / Turan YILDIRIM 42
Açılmayan Kapı / Fahri AYHAN 44

İNCELEME
Mevlâna ve Şems Münasebeti / Şadi AYDIN 3
Âkif’te Tek Çare Neydi? / Muhsin İlyas SUBAŞI 9
Mehmed Âkif ve Vahdet-i Vücûd / Selami ŞİMŞEK 15
Diriliş Neslinin Manifestosu: Amentü / Salih UÇAK 30
Üç Beş Kişi / İbrahim BİRİCİK 32

ARAŞTIRMA
Akif’i Şiirlerle Anmak / Mustafa ÖZÇELİK GÜNLÜK 5

GÜNLÜK
Mevsim Van / Selim AKDEMİR 36
Van’da Bir Gün / Öznur ERTEKİN 39

EDEP



Bir Klas Duruş!

Edebiyat Dergisi, edebiyatta kendine özgü devinimleri olan, hayallerini kendi sarkacında kuran, düzenleyen, merkeze ‘kendi olanı’ alarak, ‘‘gerilla’’ demenin gürbüzlüğünü de kuşanarak bir yandan, İslamcı edebiyat içerisinde de farklı bir duruşa öncülük etti. Nuri Pakdil’in, Edebiyat’ı bir yaşama biçimi, bir direniş şekli, bir cephe tarzı olarak gördüğünü, böyle bir duruşla hareket ettiğini en azından Otel Gören Defterler’den biliyoruz. Pakdil, Ankara’da sessizliğe bürünmüş olarak yaşamaya devam etse de, açtığı yollardan geçen, bir yerlere, başka duruşlara ulaşan çok sayıda talebesi mevcut ve günümüz edebiyatının bir yanını da hâlâ bu devinim ilerletiyor.

Edep, ideolojisi olan bir dergi

Bir aya yakın bir süredir bir haber duyuyordum, Arif Ay bir edebiyat dergisi çıkarmaya niyetleniyor diye. Evet vefasızlığımdan dönüş yapıp Arif Hoca’ya meselenin aslını soramamıştım ki Turhan Kitabevi’nin önünde dergileri karıştırırken karşılaştık. Yazıları Öncü Matbaası’na teslim ettiğini, kapitalin, sömürünün, haksızlıkların karşısında, yerli duruşunu kuşanacak bir dergi çıkardığını söyledi.

Derginin adı Edep olacak diye de ekledi. Hazırlıkları tamamlanan dergi Mart ayında ilk sayısını yayımladı. ‘‘Merhaba!’’ diye başlayan giriş yazısında ideolojinin insanın değerlerinin sonucunda ona bir bakış, bir duruş kazandırdığını ve bir iş yapmanız gerekiyorsa, ideolojiniz ölçüsünde yapmanız gerektiğini söylüyor. Edep ideolojisi olan bir dergi, tavrı, duruşu var. Künyesinden de derginin tavrı net olarak görülebilir, Edebiyat Dergisi’nin çizgisini imleyen ibareler bunlar. Türkiye için yıllık abone miktarı belirlenmesinin yanında, Ortadoğu, Asya, Afrika, Latin Amerika, Avrupa ve ABD için de ayrı ayrı abone miktarı belirtiliyor ve banka, holding, içki, parti ilanları alınmaz ibaresi de hemen ardına yerleştiriliyor.

İlk sayıda neler var?

Edep Dergisi’nin Mart tarihli 1. sayısı, Arif Ay’ın ‘‘Genetik Bozma Dersleri’’ şiirinin birinci bölümüyle başlıyor. Vehbi Başer’in ‘‘Gümbürgû’’ adlı şiiri, Musa Deniz’in ‘‘İnsanlıktan Çıkmak’’ başlıklı kısa denemesi, Eyüp Önder’in metafizik gerilimle sağlamlaşan ‘‘Tıkır Tıkır’’ öyküsü ilk sayının yazılarından. İbrahim Eryiğit’in Âdem Turan’ın Şairlerin Gazze’si kitabı hakkında bir yazısı, Halis Emre’nin yeni çıkan kitaplardan birkaçını değerlendirdiği bölüm de ‘‘Kitaplık’’ kısmını oluşturuyor. Arka kapakta yer alan Derya Sezen’in ‘‘Sayıklamalar II’’ yazısı diğer sayılarda da devam edecek. ‘‘Vav Yorumları’’ başlığı altında ise Arif Ay’ın çeşitli konulara ve olaylara dair yorumlarını okuyabileceğiz. Unutmadan, Edep Dergisi 4 sayfadan müteşekkil.



M. Fatih Kutan

DERGAH DERGİSİ 262.SAYI ARALIK 2011

SAYI: 262 Aralık 2011
Mustafa Kutlu yönetiminde yayın hayatına istikrarlı bir şekilde devam eden Dergâh dergisi, 262. sayısında da nitelikli çalışmalara ev sahipliği yapıyor.
Hükûmet kendi istikbali ve ülke geleceği için çok kritik bir sürece girmiştir. Bu “Anayasa süreci”dir. Van depremi gibi tabii âfetler dışında hiçbir mesele, iç ve dış hiçbir sorun bu sürece ket vurmamalı, durdurmamalıdır. Hükûmet Anayasayı yapamaz, çıkaramaz, meçhul bir tarihe bırakır veya hafazanallah bu işten cayarsa çöküşü önlenemez. Bilmem bu sorunun önemi yeterince anlaşılıyor mu? Bu sayımıza Berat Demirci’nin güzel bir yazısı ile başladık. Emel Özkan, Duygu Küçüker, Mustafa Burak Sezer, Mikail Söylemez, Atakan Yavuz, Mehmet Tepe ve Fatih Bedir Köker bu sayının şairleri. Atakan Yavuz, Vecdi Demir ve M.K. ‘derkenar’ sütunlarında yazdılar. Sibel Eraslan ile Yavuz Ahmet Koç’un hikâyelerini ilgi ile okuyacaksınız. Selman Ertaş, Yavuz Altınışık şiirine eğiliyor. Nihat Dağlı “kendini bilmek” konusunda ilginç bir deneme ile aramızda. Bu sayının “orta sayfa sohbeti”ni kadim dostumuz D. Mehmet Doğan ile yaptık. Kültürümüz, yakın tarihimiz ve bilhassa dilimiz üzerine geniş donanım sahibi olan Doğan, meşhur sözlüğünü genişleterek yeniden yayımladı. Konuşmayı bu çerçevede severek okuyacaksınız. Hazel Bahar Özmen “Tanpınar’ın şiir dünyası” konusunda pek değinilmeyen hususlar üzerinde duruyor. Bilal Kemikli Sunullah Gaybî örneğinde sûfi şairlerin şiirle alakasını dile getirdi. Serdar Arslan “İstanbul’da bir genç”in yaşadığı hissiyatı ve tedirginliği işliyor. Bülent Parlak’ın metni şiir-hikâye-deneme karışımı ve fakat etkili bir ifade taşıyor. Bu kabil metinler tehlikelidir. İp cambazı her an ipten düşebilir. Daha güzel sayılarda buluşmak umuduyla.